DSÖ Alarmı: Chikungunya Virüsü Salgını Kapıda mı?
Gündem

DSÖ Alarmı: Chikungunya Virüsü Salgını Kapıda mı?


24 July 20255 dk okuma30 görüntülenmeSon güncelleme: 24 August 2025

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ),chikungunya virüsü konusunda küresel bir alarm vererek, virüsün hızla yayılması ve potansiyel bir salgın riski taşıdığı uyarısında bulundu. Özellikle 2004 yılındaki büyük salgına benzer belirtiler göstermesi, endişeleri artırıyor. Peki, bu virüs nedir ve Türkiye için ne gibi riskler taşıyor?

Chikungunya Virüsü Nedir?

Chikungunya virüsü, sivrisinekler aracılığıyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle yüksek ateş ve şiddetli eklem ağrılarına neden olur. Bazı vakalarda bu ağrılar aylarca sürebilir. Hastalığın belirtileri deng humması ve Zika virüsüyle benzerlik gösterdiği için teşhisi zor olabilir.

  • Yüksek ateş
  • Şiddetli eklem ağrıları
  • Döküntü
  • Göz arkasında ağrı

DSÖ'den Uyarılar ve Salgının Yayılma Hızı

DSÖ yetkilisi Diana Rojas Alvarez, "Chikungunya yaygın olarak bilinen bir hastalık değil ancak 5,6 milyar insan bu virüs nedeniyle risk altında," diyerek durumun ciddiyetini vurguluyor. 2004-2005 yıllarında Hint Okyanusu'nda başlayan ve küresel ölçekte yayılan salgın, yaklaşık yarım milyon kişiyi etkilemişti. Şu anda Madagaskar, Somali ve Kenya gibi Afrika ülkelerinde virüs hızla yayılıyor. Güney Asya'da da salgın düzeyinde bulaş rapor ediliyor. Avrupa'da ise Hindistan Okyanusu'ndaki salgınla bağlantılı vakalar tespit edildi.

Rojas Alvarez, "2004'ten itibaren görülen bulaşma kalıpları bugün tekrar karşımızda. DSÖ olarak tarihin tekerrür etmemesi için acil önlem çağrısı yapıyoruz," ifadelerini kullandı.

Türkiye İçin Riskler ve Alınması Gereken Önlemler

Türkiye'de chikungunya virüsü, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar arasında yer almasa da gözetim altında tutulan arbovirüsler arasında bulunuyor. Seyahat geçmişi olan kişilerde, özellikle Asya, Afrika ve Hint Okyanusu adalarından gelenlerde vakalar zaman zaman görülüyor. Ancak Türkiye'de chikungunya’yı taşıyabilen Aedes türü sivrisineklerin (özellikle Aedes albopictus, yani kaplan sivrisineği) son yıllarda Karadeniz kıyılarında ve Marmara Bölgesi'nde görülmesi, gelecekte yerel bulaşma riskini artırabilir.

Peki, Türkiye'de yaşayanlar olarak bizler nasıl korunabiliriz?

  • Sivrisinek kovucu kullanmak
  • Vücutta açık alanları en aza indirmek
  • Pencerelere sineklik takmak
  • Sivrisineklerin üreyebileceği alanları ortadan kaldırmak
  • Yurtdışı seyahatlerinde önlemleri aksatmamak

DSÖ'nün bu uyarısı, chikungunya virüsünün küresel bir tehdit oluşturabileceğini gösteriyor. Özellikle Türkiye gibi risk altında olan bölgelerde farkındalığın artırılması ve gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşıyor. Unutmayalım ki erken teşhis ve korunma yöntemleriyle bu virüsün yayılmasının önüne geçebiliriz.