Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Christophe Lemoine, İsrail'in Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da herhangi bir ilhak girişimine kesinlikle karşı olduklarını vurguladı. Bu açıklama, bölgedeki gerginliğin tırmandığı bir dönemde geldi ve Fransa'nın bölgedeki gelişmelere ne kadar önem verdiğini gösteriyor.
Fransa'dan Uluslararası Adalet Divanı Hamlesi
Lemoine, bakanlığın haftalık basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. İran'da 1000 günden fazla süredir tutuklu bulunan iki Fransız vatandaşı Cecile Kohler ve Jacques Paris konusuna da değinen Lemoine, Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'un, İran'ın 1963 tarihli Viyana Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) başvuracağını belirtti. Bu durum, Fransa'nın vatandaşlarının haklarını koruma konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Gazze'deki Durum Endişe Verici
İsrail'in Gazze'de sivillere yönelik saldırılarının yeniden başlamasını kınayan Lemoine, "Ateşkesin bozulması dramatik bir geri adım. Bakanın Ulusal Meclis'te de hatırlattığı gibi, ister Batı Şeria'da ister Gazze'de olsun, her türlü ilhaka karşıyız." dedi. Bölgedeki müzakerelerin yeniden başlamasının önemine dikkat çeken Lemoine, ölü sayısının felaket düzeyde olduğuna işaret etti. Gazze Şeridi'ndeki Birleşmiş Milletlere (BM) ait sivil altyapının hedef alındığını söyleyen Lemoine, "Bu kabul edilemez bir durum. İnsani yardım çalışanları hiçbir koşulda hedef alınmamalı." diye konuştu. Bu açıklamalar, Fransa'nın bölgedeki insani krize duyduğu derin endişeyi yansıtıyor.
İki Devletli Çözüm Vurgusu
Fransız Sözcü, Bakan Barrot'un Paris'te İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile bir araya geldiğini ve İsrail'in de tıpkı Hamas gibi 19 Ocak'ta imzalanan ateşkes kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini söylediğini aktardı. Bölgede iki devletli çözümün önemini vurgulayan Lemoine, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesinin, kutsal mekanların tarihsel statükosunun ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Fransa'nın bu konudaki tutumu, bölgedeki barış sürecine verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor.
Sonuç
Fransa'nın İsrail'e yönelik bu sert uyarısı, bölgedeki dengeleri etkileyebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Fransa'nın hem insani yardım konusundaki hassasiyeti hem de iki devletli çözüm vizyonu, bölgedeki barış çabalarına önemli bir katkı sağlayabilir. Özellikle Gazze'deki sivillerin korunması ve uluslararası hukuka uyulması konularında Fransa'nın ısrarcı tutumu, bölgedeki aktörler üzerinde baskı oluşturabilir. Gelecek günlerde Fransa'nın bu konudaki adımları yakından takip edilecek.